OVARYEN HİPERSTİMÜLASYON SENDROMU

OVARYEN HİPERSTİMÜLASYON SENDROMU

(OHSS, Yumurtalıkların aşırı uyarılması)

Tüp bebek (ivf-et) veya iğne ile aşılama (iui) tedavilerinde uygulanılan “Yumurtlama tedavisi (Ovulasyon indüksiyonu)” sırasında, yumurtalıkların ilaçlara verdiği aşırı bir cevap sonucunda gelişen istenilmeyen bir tablodur.

Ovaryen hiperstimulasyon sendromunu (OHSS), “yumurtalıkların aşırı uyarılması sendromu” olarak Türkçeleştirebiliriz.

Ovaryen Hiperstimulasyon Sendromunun (OHSS) şiddeti neye bağlıdır?
OHSS tablosunun şiddeti, gelişen follikül sayısı ve serumdaki östradiol hormonunun yüksekliği ile doğru orantılıdır.

Ovaryen hiperstimulasyon sendromu kaç derecede olabilir?
OHSS hafif, orta ve şiddetli olarak üç ayrı gruba ayrılır.

Hafif ve Orta şiddette OHSS:
Hafif ve orta şiddette olan OHSS’da karında şişkinlik, yumurtalıklarda büyüme, rahatsızlık hissi, kilo artışı ve bulantı mevcuttur. Yaklaşık % 10 oranında görülür.

Şiddetli OHSS:
Şiddetli formunda ise karın aşırı derecede şişer, şiddetli karın ağrısı, aşırı kilo artışı, nefes darlığı, idrar miktarında azalma, bulantı ve kusma görülür. Görülme sıklığı % 2’den daha azdır. Bu durumda yakından izlem ve bazı tedaviler için genelde hastaneye yatış gereklidir. Bu form çoğunlukla gebeliğin oluştuğu hallerde görülür ve bazen tablonun düzelmesi beklenenden uzun sürebilir.

Tüp bebek tedavilerinde (ivf-et) özellikle Polikistik Over Sendromu (PCOS) durumlarında yumurtalıklar çok hassas ve uyarılması çok hızlı olabileceği için ilaç dozları ayarlanırken daha özenli olunmaktadır.

Ovulasyon indüksiyonu sırasında sık olarak yapılan “östradiol (E2)” ölçümleri ve ultrasonografik izlemin en temel amaçlarından birisi de şiddetli OHSS’nun engellenmesidir. Ancak maalesef üremeye yardımcı ilaçlara verilen kişisel cevaplardaki farklılıklar nedeniyle sıkı izlemlere rağmen bile OHSS riski tamamen ortadan kalkmamaktadır.

İlgili Linkler:

Leave a Reply